İslam itikadı, daha önce de söylediğimiz gibi, ta Cenab-ı Allah’ın “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demesinden beri insanın bu kainataki yerini belirlemiştir. İnsan, Allah’ın mahlukatı arasında nev’i şahsını munhasır bir varlıktır; cemat değildir, nebat değildir, hayvan değildir, melek değildir, şeytan değildir. 0, şerefli, sorumlu bir mahluktur. Bazı dinsizlerin sandığı gibi,bu alemde tek başma duramaz; Onu yaratan Rabbini iradesi ile durur. Yaratan Allah onu en güzel şekilde yaratmış, ona konuşmayı öğretmiş; ona göz, kulak ve kalp vermiştir. İnsan bu kainatta hiç bir şeyin kulu ve kölesi değildir. 0 bir tek Alah’m kuludur.
İşte islam itikadı budur. Maddeciler ise on Allah’ın kıymetli bir yaratığı olarak bakmıyorlar. Hayır, onlara göre insan, şeytani bir bitkidir; yokluk aleminden varlık alemine kendiliğinden geçmiştir. Kendi kendine yaşar, kendi kendine ölür. Ölümü ile de hikayesi biter.
Hülasa, insan bir hayvandır; ancak “ileri bir hayvan”, “sosyal bir hayvan” veya “gelişmiş bir hayvan”dır, denebilir. Ama ne olursa olsun yine “hayvan”dır. fiu kadar var ki, tabiatı yenmeyi, maddeyi yönetimi altına almayı başarmıştır. Bu ilimle de müterakki (ileri) bir hayvan seviyesine ulaşmıştır. Kendini, yeryüzünde her istediğini yapabilir bir ilah gibi görüyor ve buna da gücü yeteceğini sanıyor.
İşte maddecilerin insana bu şekilde bakışları iki zıt şuur doğurmuştur:
1- insanın kendini basit sanması, yok bellemesi ve kendine sırf bir hayvan gözü ile bakması.
2- Gurur ve kibir taslaması. Bu şuur, gerçek ilahi itibardan düşünürken, insanı kendini ilahlaştırma dercesine götürür. Artıko, sorumsuz bir ilah gibi hareket eder. Netekim  Julian Huxley2’ şu sözü ile aynı şeyi iddia etmiştir:
(21) “Yeni Dünyada İnsan” kitabından. Çev.: Hasan Hattab, 5. 224.
“İnsan yeni dünyada her istediğini yapan Tanrı olmuştur”.
Çağımızda insan ilmi ve tekııik ilerlemenin verdiği sarhoşluk gururundan ayılmaya başlaymca, akıllı bir insan olmasının sakncalarını da sezmeye başladı. Netekim aynı şeyleri bazı eleştirmenlerin kitaplarında görmekteyiz. Mesela Alexis Canel’m “İnsan Denen Meçhul”, Spengler’m “Batı Medeniyetinin Çöküşü” kitapları gibi. Toynbee, Rone Cino, KoIn Wilson gibi yazarlarda da aynı şeyleri görmekteyiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir